Tiroid kanseri tiroid bezi içinde kontrol dışı büyüyen hücreler tarafından ortaya çıkartılan bir kanser türüdür. En sık görülen endokrin tümörlerdir. Tüm kanserlerin yaklaşık %1’ini oluşturan bu tümörler kadınlarda erkeklere göre yaklaşık üç kat daha sık görülür, ancak kanser riski erkeklerde daha fazladır. Tiroid nodülleri içerisinde tiroid kanseri %5-10 oranında bulunmaktadır. Çocuklarda, gençlerde ve yaşlılarda tiroid nodüllerinde kanser olma ihtimali daha yüksektir.
Muayenede boyunda tiroid bezinde ele gelene nodülün büyüklüğü, kıvamı ve ele gelen lenf bezi varlığı önemlidir. Var olan bir nodülün hızlı büyümesi, ses kısıklığı, yutma güçlüğü veya nefes almada zorlanmaya sebep olması şüphelendirici bulgulardır.
Görüntülemede ultrasonografi ile mikrokalsifikasyon denilen kireçlenmelerin görülmesi, nodülün sınırlarının düzensiz olması ve kanlanmasında artış olması, boy-en oranının iki kattan fazla ölçülmesi ve eşlik eden şüpheli görünümde lenf düğümü varlığı önemli belirteçlerdir.
Tiroid bezinde iki tüp hücre vardır, bunlar follikül hücreleri ve parafolliküler C hücreleri olarak adlandırılır. Folliküler hücreler diferansiye tiroid kanserlerine, parafoliküler C hücreleri ise meduller tiroid kanserine yol açarlar. Diferansiye Tiroid kanserleri, tüm tiroid kanserlerinin %90-95’ini oluşturan papiller tiroid kanseri, foliküler tiroid kanseri ve Hurthle hücreli kanserden oluşur. Papiller tiroid kanserleri en sık görülen ve prognozu en iyi kanserdir. Meduller tiroid kanseri tiroid kanserlerinin yaklaşık %1-2’sini ve anaplastik tiroid karsinomu ise %1’den azını oluşturur. Ayrıca tiroid lenfoması ve metastatik tiroid kanserleri de görülebilir. Folliküler, meduller ve papiller tiroid kanserlerinde 5 yıllık sağkalım %99.5 olarak bildirilmiştir.
Diferansiye tiroid kanserleri olan hastalarda başlangıç tedavisi cerrahidir, bunu tıbbi gereklilik varsa radyoaktif iyot tedavisi ve tiroid hormon baskılama tedavisi takip eder. Ameliyat öncesi boyun ultrasonografisi uygun cerrahi seçiminde çok önemlidir. Cerrahi rezeksiyon, lenf düğümü diseksiyonu (ameliyatta boyundaki belirli lenf düğümlerinin de çıkartılması) yapılsın ya da yapılması lobektomi veya total tiroidektomi olabilir. Cerrahide yapılacak ameliyatın seçimi tümör boyutuna, lenf düğümü metastazı varlığına, tiroid dışı yayılıma, hastanın yaşına ve eşlik eden hastalıkların varlığına veya yokluğuna bağlıdır.
<1 cm olan diferansiye tiroid kanserlerinde tiroid dışı yayılım, lenf düğümü yayılımı, çocuklukta baş ve boyuna radyoterapi uygulanması veya güçlü aile öyküsü gibi total tiroidektomi (tiroid bezinin tamamının alınması) gerektiren şartlar olmadığı sürece tiroid lobektomisi (hastalıklı tarafın alınması) tercih edilir .
Tiroid dışı yayılım veya lenfatik yayılımı olmayan 1-4 cm arasındaki tümörlerde hasta tercihine ve risk faktörlerine bağlı olarak total tiroidektomi veya lobektomi yapılabilir. Ancak hastalara ameliyat sonrası patoloji sonucuna tamamlayıcı tiroidektominin gerekebileceği anlatılmalıdır.
dört cm’den büyük tümörlerde veya tiroid dışı yayılım ya da lenfatik yayılımı olan tümörlerde total tiroidektomi tercih edilir.
Meduller tiroid kanserlerinin ¼’ü aileseldir. Ailesel olanların büyük bir kısmında ise başka endokrin sistem hastalıkları eşlik edebilir. Hastalık total tiroidektomi ile tedavi edilir, lenf düğümü tutulumu olmasa da hastalara aynı seansta santral lenf düğümü diseksiyonu da yapılmalıdır. Ek olarak boyunda lenf düğümü metastazı olduğu bilinen hastalarda tutulan lenf düğümlerine göre uygun lenf düğümü diseksiyonu da ameliyat sırasında yapılmalıdır.
Anaplastik tiroid kanseri tanısı alan hastalarda mutasyon testi yapılmalıdır. Hastalık cerrahi olarak çıkartılabilecek boyutta ise ameliyat edilir ve ardından mutasyonlu olan hastalarda spesifik tedavi uygulanır. Diğer hastalara ameliyattan radyoterapi ve kemoterapi önerilir. Ancak bu hastalarda ilk tanı anında bile uzak metastazlar sık görülür ve trakea veya damarlara lokal invazyon meydana gelerek onu ameliyat edilemez hale getirebilir.
Kaynaklar;
Bu sayfa kapsamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici öneriler bulunmamaktadır. Tanı ve tedavi için doktorunuza danışınız.
Bu web sitesi kapsamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici öneriler bulunmamaktadır.