Memenin en sık görülen iyi huylu lezyonu kistlerdir, tüm meme lezyonlarının yaklaşık ¼ ‘ünü oluşturur. Tek veya çoklu olabilen, çapları milimetreden beş-altı cm’e kadar değişebilen içi sıvı dolu, yuvarlak veya oval kitlelerdir. 35-50 yaş arası kadınlarda yaygındır. Kistler hormonal dalgalanmalardan etkilenebilir. Hastalar genellikle ele gelen kitle ve meme ağrısı şikayeti ile başvururlar. Bazense tanı mamografi veya ultrasonografi ile konur. Kistlerin akut genişlemesi ani başlangıçlı şiddetli, lokalize ağrıya neden olabilir.
Kistler üç başlıkta incelenir.
Basit kistlerde bir müdehale gerekmez. Kanser riskinde artış yoktur. Enfeksiyon veya inflamasyon bulgusu varsa ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılabilir. Sıvıda kan görülürse veya bulanıksa sitolojiye (patolojik incelemeye) gönderilebilir. Aspirasyon sonrası kist tamamen kaybolursa ek bir tedavi gerekmez. Yıllık takip yeterlidir. Ancak kist aspirasyona rağmen ortadan kalkmazsa ultrasonografi eşliğinde kalın iğne biyopsisi yapılabilir.
Komplike kistler ultrasonografik olarak basit kistlerden ayırt edilir. Görüntülemede sınırları (duvarları) daha kalın ve içerisinde septa adı verilen ayrımlar olan kitlelerdir.
Komplike kistlerin çoğunluğuna ek müdahale gerekmez. Ultrasonografi veya mamografi ile 6 aylık takibe alınır. Boyut artışı gelişir, şekli değişir veya boşaltılmasına rağmen küçülme olmazsa, daha fazla görüntüleme ve biyopsi gereklidir.
Kompleks kist ise içerisinde dokuya ait hücreler de (solid) vardır. Basit kistler tamamen zararsızken kompleks kistlerde kanser riski artmıştır ve biyopsi alınması gerekir. Biyopsi iyi huylu da olsa takipte lezyonda bir değişiklik, büyüme olursa biyopsi tekrarlanır veya eksize edilir.
Sonuç olarak memede basit kist varlığında kanser riski artmazken kompleks veya komplike kistlerde kanser risk artışı alınan biyopsinin sonucuna göre belirlenir.
Kaynaklar;
Bu sayfa kapsamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici öneriler bulunmamaktadır. Tanı ve tedavi için doktorunuza danışınız.
Bu web sitesi kapsamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici öneriler bulunmamaktadır.