Mide kanserinde temel tedavi cerrahidir. Cerrahinin zamanlaması yapılan tetkiklere ve evrelemeye göre planlandır. Bazı hastalarda tümör ileri evredir ve ameliyata uygun değildir. Bu durumda tedaviye kemoterapi ile başlanır (neoadjuvan kemoterapi). Bazen de palyatif tedavi denilen semptomları azaltıcı tedavi uygulanır.
Yapılacak ameliyat tümörün yeri, evresi ve büyüklüğüne göre midenin tamamının (total gastrektomi) ya da büyük bir kısmı (subtotal gastrektomi) çıkarılması işlemidir. Yeterli bir ameliyat için mide etrafındaki lenf düğümlerinden en az 15 tanesinin çıkartılması gerekmektedir. Bölgesel olarak ilerlemiş tümörlerde ilgili komşu organların (dalak gibi) çıkartılması da gerekebilir.
Tümörlü hastalara tedaviye nasıl başlanacağını belirlemek için uygulanan minimal invaziv bir tanı yöntemidir. Bilgisayarlı tomografinin (BT) ameliyat öncesi mide kanseri evrelemesi için çok bilgilendirici olmasına rağmen, peritoneal yayılımı (karın zarına yayılım) tespit etmedeki performansı yetersizdir.
Potansiyel olarak rezeksiyona uygun olan, neoadjuvan kemoradyoterapi ve/veya cerrahi düşünülen T1b ve üstü lokorejyonel tümörlü (evre1-3) hastalarda gözden kaçmış olabilecek olası gizli peritoneal metastazları tespit etmek için evreleme laparoskopisi önerilir.
İşlem ameliyathanede genel anestezi altında karın duvarında yapılan küçük bir kesiden kamera girilerek yapılır. Kamera yardımı ile elde edilen görüntü bir ekrana yansıtılarak tümörün karın içi yaygınlığı belirlenir. Ayrıca karın içi sıvıdan örnek alınarak burada tümör hücresi varlığı araştırılır.
Subtotal gastrektomi ile midenin sadece bir kısmı çıkarılır. Tümör midenin 1/3 alt kısmında olduğunda tümörün en az 5 cm üstüne çıkılacak şekilde midenin %70-80’lik kısmının alınmasına distal subtotal gastrektomi denir. Bu ameliyatta on iki parmak bağırsağının bir kısmı da çıkartılıp sonra ince bağırsak midenin üst kısmında kalan dokuya bağlanır.
Ayrıca midenin sadece üst kısmındaki kanserlerde de midenin bir kısmı alınarak cerrahi tedavi yapılabilir ve yöntem proksimal gastrektomi adını alır . Proksimal gastrektomide yemek borusunun mideye yakın olan kısmından da bir miktar doku çıkartılır ve sonra yemek borusu midenin kalan kısmına tekrar bağlanır.
Midenin tamamı yerine sadece bir kısmı alınırsa ameliyat sonrası yemek yeme çok daha kolaylaşır.
Midenin tamamının lenf düğümleri (D2) ve omentum ile birlikte çıkartılmasıdır. Ameliyattan sonra yemek borusu ile ince bağırsak birbirine bağlanır.
Bu ameliyatlarda mide etrafında daha önceden alınması planlanmış belli lenf düğümleri ve mide önünde bulunan omentum adı verilen damar ve sinir içeren yağ dokunun bir kısmı çıkartılır. Eğer kanser dalağa veya diğer yakın organların bir kısmına ulaşmışsa eşzamanlı olarak bu organlar da çıkartılır.
Mide kanseri tedavisinde en önemli hususlardan biriside yeterli lenf düğümü temizliğinin yapılmasıdır. Mide etrafında lenf düğümlerinin yerleştiği belirli bölgelere lenf düğümü istasyonu adı verilir. Güncel tedavide önerilen D2 diseksiyon yapılmasıdır. Bu da midenin mide etrafı lenf düğümlerine ek olarak splenik hilus (dalak kökü) ve Splenik arter (dalak arteri), çölyak arter (sol mide arteri, dalak arteri ve karaciğer arterlerinin çıkış yeri) ve ortak karaciğer damarı etrafındaki lenf düğümlerinin temizlenmesi anlamına gelir.Tedaviler hem açık cerrahi ile hem de laparoskopik olarak uygulanabilir.
Bu sayfa kapsamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici öneriler bulunmamaktadır. Tanı ve tedavi için doktorunuza danışınız.
Bu web sitesi kapsamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici öneriler bulunmamaktadır.